(10)Edebiyat-öykü - yeni dünyam - Blogcu



yeni dünyam

Salı, Mayıs 20, 2008 - Bazen inatla sever insan

                                                    

                                                             

                                

 

Bir plaza kapısı gibi yaklaşana kapılarını açtığında;
Ne kendine verdiği sözler gelir aklına, ne de adına "aşk" dediği büyük boşluklar...
Söylenir;
"Hoşgeldin... Ne kadar da aynı iklimin sevgilileriyiz..."
Çoğu kez karşılıksız sever insan...
Hayatının sırlarına ortak edeceği insan seçimini; durarak, düşünerek, "az bekle" diyerek yapmaz...
"Düşünüyorum da... En çok ikimiz için yarın ve dün yok..."
Ne kadar sevebilirse, hep o kadar sever insan...
Özlemlerine, beklentilerine, ne verip ne alabileceğine bakmaz...
Sadece "Beni ne kadar seviyorsun"un cevabını bildiğini sanır...
"Ellerim bu kadar açılıyor... Ama dünyalar kadar"...
Rakamsız, matematiksiz, hesapsız sever insan...
"Farklı bedenlerin bir insanıyız" der;
"Sen ve ben eşittir mutluluk... İki kere iki dört..."

Aşkın kanununu okumaz insan... Yazar...
"Sende tutuklu kaldım" diye mahkûmiyetini anlatır;
"Esaretim sensizliktir... Özgürlüğüm seninle..."

Bedelsiz, beklentisiz, karşılıksız sever insan...
"Ben seni seviyorsam; bundan sana ne" diyerek...
Kavuşma hayalleri, gerçeğini bastırır...
"Senin olduğun yerde... Seni düşündüğüm yeri özlüyorum..."

Ama nasıl severse sevsin insan... Her kavuşma, bir terk ediştir aslında...
Tıpkı hesapsız kavuşumalar gibi, hesapsız ayrılıklar yaşar...
"Beyaz atlı prens sandım... Korkulu rüyanın kahramanıymış meğer..."

Hesapsız sevmelere koşan kalbiyle, hesaplaşma vakti gelmiştir artık...
Gökkuşağı gibi her köşesi rengarenk kalbinin; kömür karasına dönüşmesini izleyip ağlama vakti...
"-Yüreğim yanıyor... Ciğerim kanıyor... Bitmeseydi öykümüz böyle..."


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Mayıs 20, 2008 - Unutulmamak tek dileğim

                                      

                                                      

 

 

                                      

 

YASLI ADAM, karakolun üç-bes basamaklik merdivenini birkaç kez dinlenerek çiktiktan sonra, ilk gördügü memura yanasarak:

? Kayip ilâni vermek istiyorum evlâdim, dedi. Ne yapmam gerekiyor?

Polis memuru, her günkü raporlardan birini yaziyordu. Antika bir daktiloyu takirdatip dururken:

? Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu degil mi?

Yasli adam, dudaklari titrerken:

? Annemi on yildan beri görmedim, dedi. Babami da belki en az yirmi yil...

Polis, yazmayi birakip adama döndü. Bu is elbette ki normal degildi. Ihtiyarin, susuzluktan çatlamis bir topragi andiran ve bembeyaz sakallarla çevrelenen yüzü, en az seksen yasinda olduguna delildi. Bu yüzden de elbette ki bunamis, anne ve babasinin öldügünü unutmustu.

Yasli adam, yanindaki pencereden bakarken, parkin orta yerindeki ihlamuru gösterip:

? En vefali dostum bu agaç, dedi. Ayni yasta olmaliyiz herhalde. Ne zaman disari çiksam gölgesinde dinlendim, kokusunu doya doya çektim içime. Ama o da benim gibi kuruyor simdi.

? Peki!.. diye lâfini kesti polis. Yakinlariniz yok mu? Dostunuz, akrabaniz?

?Yakinlarim, simdi çok uzaklarda, dedi adam. Dayim, amcam, teyzem, halam kim varsa orda. Esim de öyle. Sadece iki çocugum hayatta. Onlar da bu ihtiyardan biktilar tabi.

Polis memuru, böyle tuhaf bir olaya ilk defa rastliyordu. Herhalde en çikar yol, bir ilân verir gibi görünüyor olmakti. Zaten bu ihtiyarcik, karakoldan çikar çikmaz her seyi unuturdu. Masadan bir kâgit kalem alarak:

? Peki dedecim, dedi. Sen ne istiyorsan öyle yapalim. ?Annem ve babam kayboldu? yaziyoruz degil mi?

Yasli adam, küçük bir çocuk gibi hiçkirirken:

? Yok be evlâdim!.. dedi. Kaybolan benim. Annem ve babam bu ilâni görürlerse, belki beni alirlar yanlarina.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cumartesi, Mayıs 10, 2008 - Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin...

 

 
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktı r.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan 'Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?' diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin. . iki ucu keskin bıçaktır bu iş. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin, cezanda indirim sağlamaz.

Sen;'Senin için şunu yaptım' derken o;'şunu yapmadın' diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındı r. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. 'Peki o ne yaptı' deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?

Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. 'Acılara tutunarak' yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun,unuttun mu?Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi nedir, bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Alıntı.....

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sevgili meleklerime! ''aycan huzurvesevgi'' ''melek meleksoylu'' sizlere çok teşekkür ediyorum anneler günü hediyesi olan bu sayfayla hayatıma renk kattığınız için... ''katagori açılım:)'' TÜRK MİLLETİ AZERİLERİN YANINDA
TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/ECİNİNYENİDUNYASI/

Kategoriler

Arkadaşlarım

msscool
nefnem
bizimada
sieda
Blogcu Yardım
misra
poyrazkoy
metekan
nazaro
songulacikgoz
nesil :-)))))))))))))
supprussceyiz
modacci
annekedi
rove
yitikkiz
baris59
masuro
yakamozdakigozler
sibelim69
siyamkedisi
gonuldeneledokulenler
ecinindunyasi
hamdivehusnucan
duygularayolculuk
sadecebence
durusevdam
vebalinim
erdoganboz
sema çakan
bayramsekeri
meleksoylu
okyonusmelegi
Ahmet AYCAN
zeynaa
sessizcigliklarim
kusursuzhata
telkirmayasemince
bendesaklisin
muziklerinefendisi
serpilhobi
fusunkar
kumtanesi2008
kader2008
benduras
gulcinpehlivan
bidenemx
minigindunyasi
ozlem celik
Zeki Güneş
hercai58
gullegulumsehayata
cafekadin
tiryaki41
hasretinleyim
janda2644
Güneş Güneş
poyrazkoy34
tiklaseker
lezzetvadisi
Özben Komonovalı
tirtilinkozasi
wolkaninsiirsepeti
tebessumduvari
tanrimisafirlerim

<Feedjit Live Blog Stats